9 Eylül 1986
Prof. Dr. Ali Cansu - Mediworld Sağlık TurizmiBlogGenelÇocuklarda Beyin Gelişiminin Beslenme ile İlişkisi
Mediworld Hakkında

Çocuklarda Beyin Gelişiminin Beslenme ile İlişkisi

Beyin gelişimi büyük oranda yaşamın ilk beş yılında hızlı olmakla birlikte, geç ergenlik dönemi sonuna kadar devam etmektedir. Çocuğunuzun yaşam boyu kullanacağı be­cerileri, öğrenme kapasitesi, çevreyle ilişkili yetenekleri ve kişiliği de beyin gelişimi ile birlikte büyük ölçüde bu yıllarda gelişmekte ve bu dönemde beslenme büyük önem taşımaktadır.

Çocuklarda zeka gelişimini etkileyen faktörlerin bazılarına değinecek olursak;

Özellikle yetersiz beslenmeden kaynaklanan hasar beyin gelişi­minin en aktif olduğu 1-5 yaş döneminde oluşursa sonuçları uzun süre devam edebilmektedir. Bu nedenle çocukların beslenmesine büyük önem verilmesi gerekmektedir. Yapılan klinik araştırmalar erken dönemdeki protein-enerji malnütrisyonunun geç ergenlik dönemine kadar süren IQ skorları, okul başarısı ve konuşma testleri üzerinde kalıcı etkileri olduğunu ortaya koymuştur.

Beyin Gelişimi İçin Tüketimine Dikkat Edilmesi Gereken Başlıca Nutrientler

İyot yetersizliği, bebek ve çocuklarda büyüme geriliği, zeka geriliği, okul başarısızlığı, anla­ma ve öğrenmede güçlüklere neden olmakta ve zeka puanının akranlarına göre 10-13 puan düşmesine neden olmaktadır.

İyot yetersizliği ile bilişsel gelişim ilişkisini araştıran bir meta-analizi çalışması sonucunda çocuklarda IQ:10-15 puan arasında düşük bulunmuştur. Bu çok önemli bir enerji ve zeka potansiyeli kaybıdır. Bu nedenle çocukların beslenmesinde iyotlu tuz mutlaka yer almalıdır.

Demir yetersizliğinde en yüksek risk hızlı büyüme ve beslenme gereksiniminin olduğu özellikle 6-24 aylık ço­cuklar, adölesanlar ve gebelik dönemindeki kadınlardır. Bebeklik ve küçük çocukluk döneminde demir eksikliği anemisi uyuşukluk, alınganlık, sinirlilik, duyar­sızlık, kayıtsızlık, yorgunluk, dikkatini toplayamama, besin olmayan (tebe­şir, kil gibi) şeyleri yeme isteği, dikkatsizlik ve IQ puanında azalma gibi olumsuzluklara neden olmaktadır. Hayatlarının erken döneminde demir eksikliği ile karşılaşan çocuklar, okul çağı yıl­larında daha düşük akademik performans göstermekte hatta tedavi edil­dikten sonrada durum devam edebilmektedir. Bebeklik ve küçük çocukluk döneminde demir eksikliği anemisi, bilişsel gelişimi geciktirip IQ puanını yaklaşık 9 puan gerilete bilmektedir. Bütün bu nedenlerle demir çocuklar­da bilişsel performans ve gelişmede kilit bir besin ögesidir ve çocuğun beslenme programında demirden zengin besinlerin yer alması gerekmektedir.

Çinko ise, merkezi sinir sistemi gelişimi ve fonksi­yonları üzerinde etkilidir. Bu nedenle, çinko eksikliği, bilişsel gelişimi dikkat, aktivite, davranış ve motor gelişimdeki değişikliklerle etkileyebilir. Yapılan klinik çalışmalarda çinko eksikliğinin beyin gelişimi, strese karşı artmış duygusal yanıt, azalmış motor aktivite ve dikkat ile kısa dönemli bellek ölçütlerinde daha düşük performans değişikliklerine yol açtığı görülmüştür.

Beyin gelişimi için bir diğer önemli konu ise B grubu vitaminleridir. B vitaminleri folat, B12 ve B6 merkezi sinir sistemi üzerinde akut ve uzun süreli etkileri olabilen bir metabolik yolu paylaşmaktadırlar. Bu nedenle bu vitaminlerin çocukluk dönemi boyunca yeterli olması bilişsel gelişim için oldukça önemlidir.

Bir diğer önemli etken uzun zincirli yağ asitleridir. Omega 3 yağ asitlerinden EPA ve DHA beyinde temel yapının bileşenini oluşturmakta ve vücutta nöron zarının yapısı, akışkanlığı, işlevinde rol alarak beyin işlevlerini düzenlemektedir. Bu nedenle öğrenme ve hafızada tutma güçlüğü, motor becerilerde zorluklar yaşanması ve hiper aktiviteye bağlı dikkat dağınıklığı gibi sorunlarda omega-3 desteği oldukça önemlidir. Bilişsel işlevsellik kazanımı açısından önemli ve beyinde yüksek miktarda bulunan bir aminoasit olan fosfotidilserin ve omega 3 yağ asitlerinin en iyi kaynağı olan balıklar çocuğun beslenme programında mutlaka yer almalıdır.

Yetişkin sağlığının temellerinin atıldığı geç ergenlik dönemine kadar çocuklara sağlıklı beslenme bilinci kazandırılmalı, elzem besin öğelerini beslenme ve takviyelerle yeterli alımı sağlanmalıdır.

Peki aileler olarak neler yapabiliriz;

  • Aile, her çocuğun hayatında çok önemli bir unsurdur. Çocuklar her zaman için anne ve babalarını örnek alırlar. Bu nedenle çocuğunuza sağlıklı ve dengeli beslenmeyi öğretmek istiyorsanız işe ilk önce kendinizden başlamanız gerektiği de unutulmamalıdır. Beslenme bilgisini kazanabilmeleri için onlara yol gösterebilir hatta çocuklarınızla bu konu hakkında kendi bilgilerinizi ikna edici bir dille paylaşabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun düzenli olarak gelişiminin değerlendirilmesi sağlanmalı ve yakından takip edilmelidir.
  • Aile bireylerinin hepsinin yer aldığı bir kahvaltı sofrası her sabah mutlaka oluşturulmalı, okula giden çocuklarınızı kahvaltısız okula gönderilmemelisiniz.
  • Çocuğunuza ara öğün alışkanlığı kazandırmalı, bu öğünlerde hazır kek, kurabiye, börek, meyve suyu gibi besinler yerine sağlıklı sandviç, süt, ayran, taze/kuru meyve, sebze çubukları gibi tercihler yapması konusunda bilinçlendirmelisiniz.
  • Eğitim-öğretim süresi uzun ve okulda öğlen yemeği verilemiyor ise, ara öğününün miktarını arttırarak öğle yemeği şeklinde tüketmesini sağlayabilirsiniz.
  • Evde yemek menüsünde sevmediği ve tüketmeyi reddettiği bir besin grubu varsa farklı şekillerde sunup tekrar deneyin.  Gerektiği durumda diyetisyene danışıp, yerine alternatif olarak ne verebileceğinizle ilgili yardım alabilirsiniz.
  • Evde cips, çikolata, bisküvi, gazlı içecekler, hazır meyve suları bulundurmayın ancak bu yiyeceklerin çekiciliğini de artırmamak adına baskı yapmayıp, evde birlikte hazırlayabileceğiniz sağlıklı alternatiflerle değişmeyi önerin.
  • Çocuklarınızın düzenli, yeterli ve dengeli öğünler tüketmesini sağlayarak beyin gelişimine destek olabilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için kliniğimize gelip bizlerle görüşebilirsiniz.

Bu içeriği paylaşın >
Deneyiminizi geliştirmek için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için gizlilik politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.