9 Eylül 1986
Mediworld Hakkında

Pediatrik Epilepsi ve Beslenme Tedavisi

Epilepsi; herhangi bir uyaran olmaksızın beyin sinir hücrelerinde meydana gelen ani, aşırı, en az iki kez tekrarlayıcı veya tekrarlama eğilimi olan anormal sinir aktivitesine bağlı, beynin normal aktivitesinin bozulmasına neden olan nörolojik bir bozukluktur. Pediatrik epilepsi tedavi edilmediği takdirde çocuklarda büyüme ve gelişim geriliğine neden olmaktadır. Birçok çocukta anti-epileptik ilaçlar nöbet kontrolünde etkili olurken iki ve daha fazla anti-epileptik ilaca rağmen nöbet kontrolü sağlanamayan çocuklarda diyet tedavisi tercih edilmektedir.

Pediatrik Epilepsinin Beslenme Tedavisi

Pediatrik epilepsinin beslenme tedavisinde kullanılan diyet ise; çok düşük miktarlarda karbonhidrat, büyüme ve gelişme için gereken miktarda protein ve yüksek miktarda yağ içeren ketojenik diyet tedavisidir. Uzun zincirli yağ asitlerinden zengin besinlerin tercih edildiği bu diyette amaç, beyinin yakıt olarak glikozu değil de ona alternatif olan diğer bir yakıtı; yağ asitlerinin metabolizması sonucu oluşan keton cisimciklerini kullanmasını sağlamaktır. Bunun nedeni nöronların enerji kaynağı olarak keton cisimciklerinin kullanamamalarına bağlı olarak nöbet kontrolünü sağlamaktır. Uygulama esnasında özellikle çocuklarda bir nöroloji uzmanı ve beslenme uzmanı tarafından yakın takip gerekmektedir.

Kimlere Uygundur?

İki veya daha fazla anti-epileptik ilaca rağmen nöbet kontrolü sağlanamayan çocuklarda tercih edilmekle birlikte erken dönem tedavisi olarak da uygulanan son derece etkili bir tedavidir.

Ketojenik Diyetin Pediatrik Epilepsi Tedavisinde Yeri

  • Glikoz taşıyıcı Tip 1 (GLUT-1) eksikliğinde; kan beyin bariyerinden glikoz taşınmasının bozulması ve buna bağlı olarak hastada ortaya çıkan nöbetin kontrol altına alınmasını sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.
  • Pirüvat dehidrogenaz eksikliğinde; pirüvat metabolizması bozulmakta ve pirüvatın asetil COA’ya dönüşememesi sonucunda oluşan, nöbetlerinde eşlik ettiği nörodejeneratif tabloyu düzeltmekte kullanılmaktadır.
  • Dravet sendromunda (ciddi miyoklonik epilepsi); nöbet kontrolü sağlamak, dikkat eksikliğini gidermek, sinir ve dürtüselliği azaltmak gibi amaçlarla kullanılmakta ve çok iyi sonuçlar alınmaktadır.
  • Tüberosklerozda; cerrahi tedavi ile birlikte nöbet kontrolü sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.
  • Ateşin tetiklediği epileptik ensefalopati de kontrol sağlamadaki olumlu etkilerinden dolayı tercih edilmektedir.
  • Kortikosteroid ve diğer anti epileptik ilaçlara karşı dirençli olan West sendromunda da yararlı etkilerinden dolayı tercih edilmektedir.

Klasik Ketojenik Diyet ve Alternatifleri

Diyet yağ miktarının, protein ve karbonhidrat toplamına oranlanmasıyla hesaplanmakta, protein minimum gereksinimde tutulmakta; karbonhidrat ise total enerjinin %10’unu oluşturmaktadır. Klasik ketojenik diyette daha çok uzun zincirli yağ asitleri ile keton cisimcikleri oluşturulmakta ve bu oluşan keton cisimleri aracılığıyla nöbet kontrolü sağlanmaktadır. Epilepsi tedavisinde 1920’li yıllardan beri kullanılan ketojenik diyet tedavisi diğer modifiye alternatiflerine kıyasla daha fazla ketozise neden olması, uzun süre sürdürülebilir olması nedeniyle çocuklarda daha başarılı sonuçlar getirmekte ve yaygın olarak tercih edilmektedir.

Orta Zincirli Trigliseri (MCT) Diyeti

Klasik ketojenik diyete oranla daha fazla orta zincirli yağ asidi içeren bir ketojenik diyet tedavisidir. Uzun zincirli yağ asitleri mitokondri membranına taşınması için karnitine ihtiyaç duymakta, orta zincirli yağ asitleri ise karnitine ihtiyaç olmadan taşınabilmektedir. Bu nedenle orta zincirli yağ asidi kullanımı sonucu daha çabuk ve daha fazla keton oluşumu görülmektedir. Bu özelliği ile diyet hesaplaması yapılırken klasik ketojenik diyette orana göre hesaplama yapılırken, MCT yağlarının total kalorinin %60’ı oluşturduğu MCT diyetinde yüzdeye göre hesap yapılabilmektedir. Total enerjinin %10’u proteinden ve %15-19’u karbonhidratlardan gelmektedir.

Klasik ketojenik diyete kıyasla daha fazla miktarda ve çeşitlilikte besin tüketimine izin vermekte, daha az supplement kullanımı gerektirmekte, komplikasyonların ise daha az görülmesi nedeniyle çocuklarda tercih edile bilinecek ideal ketojenik diyet tedavilerinden biri olmaktadır.

Çocuklarda dirençli epilepsi tedavisinde klasik ketojenik diyete göre daha aztercih edilmesinin nedeni; abdominal kramplara, gastrointestinal yan etkilere, diyare ve kusmalara yol açabildiğinden diyet tedavisine devamlılığın daha az olmasıdır. Bu nedenle uygulanacak olan diyet tedavisine çocuğun genel durumu ve yaşına göre karar verilmesi gerekmektedir.

Modifiye Atkins Diyeti

Total enerjinin %60’ının yağ, %30’unun protein olduğu ve günlük karbonhidrat miktarının başlangıçta 10 g/gün olarak belirlenip bir sonraki ayda 15 g/gün ve nöbet kontrolünün sağlanmasına göre 20-30 g güne çıkarılabildiği bir ketojenik diyet tedavisidir. Herhangi bir oranlama ve öğün planlanması gerektirmeyen diyet tedavisinin klasik ketojenik diyet tedavisine göre kullanılabilirlik açısından değerlendirilebilmesi için daha fazla bilimsel yeterliliğe gereksinim vardır.

Düşük Glisemik İndeks Diyeti

Günde 40-60 g karbonhidrat alımına olanak sağlayan bir ketojenik diyet tedavisidir. Total enerjinin %20-30’u proteinden, % 60’ı ise yağlardan gelmektedir. Diyet tedavisinde tüm karbonhidrat kaynağı olan besinlerin glisemik indeksi düşük tutulmakta ve spesifik öğün planlaması yapılmamaktadır. Öğün planlamasının olmaması, besin çeşitliliğinin fazla olması, daha serbest karbonhidrat içeriği sağlaması ve uygulanabilirliğinin fazla olması nedeniyle tercih edilebilinecek ketojenik diyet tedavisi seçenekleri arasında yer almaktadır.

Bu içeriği paylaşın >
Deneyiminizi geliştirmek için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için gizlilik politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.